AHİ EVRAN VE BİLİM

Ahi Evran Ahilik sistemini sadece bir mesleki oluşum olarak kurmamıştır. Ahilik sistemini bilmek, çalışmak ve üretmek yanında; görgü ve kültür gelişimini de desteklemek için kurmuştur. Selçuklu Devletinin bilgi birikimi, güzel ahlak ve çalışmayla kaliteli ürünlere dönüştürülmüştür. Ahi Evran esnaf ve sanatkarlar arasında yaygınlaştırdığı bu sistemle insan mutluluğunu amaç edinmiştir. Ahi Evran’ın “Biz Allah deyip çalışırız.” sözünden de anlaşıla cağı gibi; Ahi Evran çalışmaya ve üretmeye önem veren Allah sevgisi ile dolu, Allah yolunda bilge bir erendir.

AHİ EVRAN VE VATANSEVERLİK

Ahi Evran’ın yaşamı mücadelelerle geçmiştir. Anadolu Selçuklu Devletinin Sultanlarından I. Aleaddin Keykubat döneminde destek görerek Ahilik teşkilatını Anadolu’da yaygınlaştırmıştır. Aynı zamanda Moğol istilasına karşı kahramanca savaşarak ve siyasi yönden mücadele ederek hayatını sürdürmüştür. Kayseri ve Kırşehir’de Moğol işgaline karşı Türkmenlerle birlikte vatan savunması yapmıştır.

Ahi Evran Konya’da tutsak olduğu sırada silah arkadaşları olan Ahilerin Kayseri’de verdiği 15 günlük güçlü vatan savunması dillere destandır. Ahi Evran’ın bilgeliği, yöneticiliği, eğitimciliği ve sufiliği kadar Alpliği yani, kahramanlık ve savaşçılığı da destansıdır.

Aleaddin Keykubat

EFSANEVİ KİŞİLİĞİ

Ahi Evran hakkında yazılı ve sözlü kaynaklarda geçen birçok efsane vardır. Bu efsaneler çok çeşitlidir. Efsanelere göre Ahi Evran:

  • Kırşehirlileri ejderhadan kurtararak Evran unvanını aldığı söylenmektedir.
  • Dağların yerini değiştirebildiğine inanılmaktadır.
  • Denizlerin ve göllerin üzerinde yürüyebildiği söylenmektedir.
  • Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) zamanına giderek savaşlarına katıldığı söylenmektedir. Hatta Kırşehir müzesinde bulunan sancağında Hz. Muhammed (sav) tarafından Ahi Evran’a verildiğine inanılmaktadır.
  • Zamanda ve mekanda istediği gibi yolculuk yapabildiğine inanılmaktadır.